Yabancı dil Eğitimi: Görüp öğrenememe mottosu

Merhaba arkadaşlar

Birlikte farklı farklı konulara değinip öğrenerek kendimizi geliştirdiğimiz blog sayfamızda bu günkü konumuz yabancı dil gelişimi. Biz Türk gençleri için namı-değer görüp görüp öğrenememe mottosu. Oysaki bir çek atasözünde denildiği gibi yeni bir dil öğrenmek yeni bir ruh edinmektir. Bildiğiniz yabancı dillerle dünyanın farklı yerlerindeki ruhlara dokunabilir, o ruhlardan kendinize farklı pırıltılar katabilirsiniz. Peki neden böylesine insanı globalleştiren bir konuda küçüklüğümüzden beri okullarda ağırlıklı olarak görmemize rağmen bu kadar sıkıntı çekiyoruz hiç düşündünüz mü? Ya da bu sıkıntının çözümlerini hiç aradınız mı? Gelin bugün bu soruların cevaplarını arayalım.

Neden yabancı dil konusunda sıkıntılar içerisindeyiz?

Hadi hep birlikte ilkokul sıralarımıza dönelim. Harfleri öğrendiğimiz seslerle birleştirdiğimiz zamanlara. Şimdi bir düşünün biz bu güzel dilimizin sadece dil bilgisi kısmını öğrenseydik bugün o sıralarda oturmamızın anlamı neydi? Biz kendi ana dilimizi anne karnından itibaren dinledik ve sadece ortalama 1 yıl içerisinde konuşmaya başladık ve zamanı geldiğinde de okuduk, yazdık . Bunları yaptıkça da kelime haznemizi geliştirdik. Eğitim sistemimiz ise yabancı dil öğretme konusunda dil bilgisi ve nereden geldiğini bilmediğimiz kelimeleri bize ezberletmekte sonsuz bir döngü içerisinde bize karşı.Yabancı dil öğrenmeye o dili formalize etmekle başlanacağını öğrettiler. Z kuşağı olan bizler artık bu yanılgıyı yıkmalıyız.  Unutmayalım ki bir dili öğrenmenin temel adımları dinleme, konuşma, yazma, okumadır ve bir dil asla formüllerle bir kalıba sokulamaz. Seneler boyu tekrar ettiğimiz az sayıdaki dil bilgisi konuları ise sadece bu temel adımlar için bir destektir. Eğer ki yürümek istiyorsanız bu temel adımlara yoğunlaşın. Şunu da belirtmekte fayda var ki yeni bir dilin özümsenmesi için en az 1.5 yıla ihtiyacınız var. Bu süreç içerisinde bazen hiçbir şey bilmiyormuş gibi hissedeceksiniz. Bazen okuduğunuz 3 parça şeyi anlayabilmek için saatlerinizi harcayacaksınız ama yine de orada yazan metni tamamen anlamayacaksınız ama sizi temin ederim ki okudukça, öğrendikçe , kelime hazneniz geliştikçe diliniz  ve beyniniz lütfen artık bu bilgi birikimini konuş diye size yalvaracak.

Gelelim diğer bizi sıkıntıya sokan temel etkene. Ben üniversite dönemimde iki yıl hazırlık okumuş bir öğrenciyim.Dönüp baktığımda o iki yılda en çok duyduğum cümle ‘’Çalışırken sınavları geçmek için değil öğrenmek için çalış ‘’.Eminim ki eğitimi için yada kariyeri için dil öğrenen çoğu insanın duyabileceği bir cümle bu.Şimdi dönüp baktığımda görüyorum ki bu cümlenin altında yatan düşünce dil öğrenme sırasında yaşanan KAYGI. Yapılan sınavlar, doğal ortamında öğrenememize rağmen aksana kadar ne kadar o dili biliyoruz diye ölçme çabaları bizi büyük bir kaygı fırtınasına itiyor.Yeni bir dil öğrenmeye başladıysanız kendinizi yeni öğrenmeye, konuşmaya başlayan bir çocuk gibi görün. Telaffuzunuz yanlış olabilir ,kelimeleri unutabilirsiniz anlamakta zorluk çekebilirsiniz bunların hepsini küçük bir çocukta ne kadar normal karşılayıp gülüyorsanız kendinizde de o kadar normal karşılayın. Günümüz teknolojisinin dil öğrenme konusunda bize sağladığı imkanlarla bir oyuncak gibi oynayın.

Nasıl Yabancı dilimizi geliştiririz?

.Kendi tecrübelerimden söyleyebilirim ki dil öğrenmenin ilk adımı o dilde cümlenin ögelerini özümsemek ve cümle yapısını kavrayabilmektir. Bunun içinde OKUYUN arkadaşlar. Öğrenmek istediğiniz dille ilgili hikayeler okuyun, bol bol paragraf okuyup sorularını çözün. Metinlerde olan her cümleyi anlamıyla analiz ederek okuyun. Okumak hem kelime haznenizi hem de yazma yeteneğinizi geliştirecek. O dili öğrenmeyi kafaya ilk koyduğunuz andan itibaren ise dinleyin dinledikçe telaffuzunuz gelişecek ve diliniz alışacak. Kısacası özetlemek gerekirse gördüğünüz gibi bu dört temel adımda birbirlerini tamamlayan unsurlar o yüzden bir tanesini bile es geçmeyin. Günümüz dünyasında internet ile sayısız kaynak var elimizin altında yeni bir dil öğrenmek için. Eğer ki yorum ya da mail yoluyla öğrenmek istediğiniz dili bana belirtirseniz size bu her 4 temel beceriye dair istediğiniz dilde kaynakları içeren bir blog yazısı yazmaktan mutluluk duyarım.

Sözüm özüne gelirsek dil öğrenmek ve geliştirmek piyano çalmayı öğrenmek gibidir. Yıllar boyu piyano çalan birini izleyip dinlesenizde o piyanoyu çalmayı asla öğrenemezsiniz. O yüzden piyanonun başına oturup tuşlara dokunun, hissedin ve melodileriniz arasında kaybolup yeni ruhlarda kendinizi bulun. Bir sonraki yazımızda görüşene dek sağlıcakla kalın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: